‘Hak yoksunluğu’ formülü

Haber gorseli

Ayşegül Kahvecioğlu – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un siyasi partilerle yaptığı temas trafiğinin ardından önceki gün akşam saatlerinde TBMM’de Grup Başkanı Abdullah Güler, Genel Başkanvekili Efkan Ala ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in yer aldığı AK Parti heyeti ile DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri bir araya geldi. Yaklaşık 40 dakika süren görüşmede sürecin geldiği aşama, İmralı temaslarının yansımaları ve Meclis’te hazırlanması planlanan süreç yasasının çerçevesi ele alındı. Edinilen bilgiye göre, Kurtulmuş’un açıklamaları sonrası oluşan kamuoyu beklentisinin aksine, “süreç teklifi”nin hafta başında TBMM’ye sunulması beklenmiyor. AK Partili yetkililer, süreçte herhangi bir kriz ya da tıkanıklık bulunmadığını ancak teknik hazırlıkların henüz tamamlanmadığını belirtiyor. Yarın yapılacak AK Parti MYK toplantısında, düzenleme ile ilgili son durumun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kapsamlı bir ön bilgilendirme şeklinde aktarılması; Erdoğan’ın değerlendirmesi ve onayının ardından da yasa teklifinin teknik yazım sürecinin resmen başlaması bekleniyor.

Başlıklar belirlendi

Sürecin tarafları, siyasi partilerin elinde henüz üzerinde mutabakata varılmış ortak bir yasa metni bulunmadığına işaret ederek, bu aşamada yalnızca yasada yer alacak düzenlemeler için temel başlıkların belirlendiğini ifade ediyor. AK Parti kurmayları, hazırlanacak teklifin mümkün olduğunca geniş siyasi mutabakatla Meclis’e sunulmasını hedefliyor. Bu nedenle yalnızca AK Parti, MHP ve DEM Parti’nin değil, Yeni Parti, CHP ve Yeni Yol Partisi’nin de yasa yazım sürecinde yer alması ve teklifin ortak imzayla sunulması gerektiğine vurgu yapıyor. Bu şekilde komisyonda sağlanan uzlaşma zeminini yasama sürecine de taşınması amaçlanıyor.

Kod yasa referansı

AK Partili yetkililer, çıkarılacak ilk kod yasanın, sonraki yıllarda yapılabilecek yeni düzenlemelerin hukuki temelini oluşturacağını belirtiyor. Bu bağlamda kanunun numarası ve sistematiği, ilerleyen süreçte çıkarılabilecek yeni paketlere referans niteliği taşıyacak. Kurmaylar, sürecin bundan sonraki aşamasının “her sorunu tek kanunla çözme” anlayışıyla yürütülmeyeceğine vurgu yaparken, bunun gerekçesi olarak ceza infaz sistemi, hükümlüler, tutuklular, yurt dışında bulunan firariler ve toplumsal entegrasyon gibi birçok farklı alanın birbirini etkilemesine işaret ediyor.

Geçici formül

Örgüt yöneticilerinin Türkiye’ye dönüşü halinde siyasi yasağa tabi tutulup tutulmayacağı da kulislerde değerlendirilen başlıklar arasında. Edinilen bilgiye göre, ilk çerçeve yasada doğrudan siyasi yasak öngören özel bir düzenleme bulunması beklenmiyor. Bunun yerine Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 53. maddesinde düzenlenen “hak yoksunluğu” mekanizmasının esas alınabileceği değerlendiriliyor.  Sözkonusu madde; kasten işlenen suçlardan mahkûm olan kişilerin “cezanın infazı süresince ve bazı durumlarda infaz sonrasında” belirli hakları kullanmalarını sınırlandıran hüküm içeriyor. Madde kapsamında, kamu görevi üstlenme, seçme, seçilme ve bazı siyasi hakların kullanımı, vakıf, dernek, şirket ve kooperatiflerde yöneticilik, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri, bazı ruhsat ve izinlere bağlı mesleklerin icrası gibi alanlarda hak yoksunluğu uygulanabiliyor. Kulislerde, ilk “kod kanun”da doğrudan siyasi yasak getirilmesi yerine, TCK 53 çerçevesindeki hak yoksunluğu mekanizmasına atıf yapılması, böylece bu hakların ilerleyen süreçte ilgili hukuki değerlendirmeler sonucunda yeniden gözden geçirilebilmesi yolunun açık tutulmasının değerlendirildiği konuşuluyor. Hak yoksunluğunun yalnızca siyasi haklarla sınırlı olmadığı; pasaport, ehliyet ve bazı kamu haklarını da kapsayabilecek geniş bir hukuki çerçeve oluşturduğu ifade ediliyor.

Tartışılan bazı talepler ilk yasada olmayacak

DEM Parti’nin kamuoyunda sıkça tartışılan bazı taleplerinin ilk düzenlemede yer almayacağı kaydediliyor. Abdullah Öcalan’a statü, bazı örgüt mensupları için af düzenlemesi, ceza infazında suça karışanlarla karışmayanlar arasında ayrım yapılmaması, Türkiye’ye dönecek örgüt yöneticilerine siyasi yasak uygulanmaması gibi başlıkların, hazırlanacak ilk çerçeve yasa teklifinde bulunması beklenmiyor. Örgütsel yapının tamamen ortadan kalkmasının ardından ceza ertelemesi, koşullu salıverme ve infaz rejimine ilişkin yeni değerlendirmelerin gündeme gelebileceği ancak bunun ilk aşamada değil, sürecin ilerleyen safhalarında ele alınacağı ifade ediliyor. AK Parti kaynakları, benzer süreçlerin dünyada da tek bir yasayla tamamlanmadığını belirterek IRA ve ETA örneklerini hatırlatıyor.

yok

Author: Onur Yılmaz