Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu “BB-” seviyesinde sabit tutarken, not görünümünü ‘pozitif’ten ‘durağan’a çevirdi. Fitch Ratings’in Türkiye ekonomisine dair yaptığı değerlendirme, 12 Nisan 2026 tarihinde yayımlandı. Görünüm değişikliğinin, İran savaşının patlak vermesiyle birlikte Türkiye’nin döviz rezervlerinde yaşanan belirgin düşüşle bağlantılı olduğu belirtildi. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Türk lirasının değerini korumak amacıyla piyasaya 50 milyar dolardan fazla döviz sürdüğü kaydedildi. Uzun süren savaş koşullarının, dış borç ödemeleri ve enflasyon görünümü üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği ifade edildi. Türkiye’nin yüksek enerji ithalat bağımlılığının, bu riskleri artıran önemli bir faktör olduğu vurgulandı.
Fitch, Türkiye’nin kredi profilini destekleyen unsurlar arasında güçlü ve çeşitlendirilmiş ekonomik yapısını, görece düşük kamu borcunu, zor zamanlarda dahi dış finansmana ulaşma kabiliyetini ve dayanıklı bankacılık sektörünü öne çıkardı. Ancak, kronik yüksek enflasyon, para politikasına yönelik siyasi baskılar, sürekli döviz krizi riski, rezervlerin dış borca oranla sınırlı kalması ve kurumsal zayıflıklar gibi unsurlar, kredi notu üzerinde baskı oluşturan ana etmenler arasında yer aldı. Fitch, 2026 yılı sonu itibarıyla enflasyon tahminini 2 puan artırarak yüzde 27’ye yükseltti. Kurum, 2027 yılı sonunda enflasyonun yüzde 21 seviyelerine gerileyeceğini öngörüyor.