İTO Başkanı Şekib Avdagiç’ten Togg açıklaması! ‘Önemli bir “eşik” oldu’

ito baskani sekib avdagicten togg aciklamasi onemli bir esik oldu N82r345L.jpg

“`html

Türkiye’nin Yerli Otomobil Serüveni: Togg ile Yeni Bir Dönem

Türkiye’nin yerli otomobil üretme hayali, 1961 yılında üretilen “Devrim” otomobili ile ilk kez somut biçimde ortaya çıktı. Seri üretime geçememiş olmasına rağmen, “Devrim” Türkiye’nin sanayileşme hedefleri açısından kritik bir aşama oldu.

Bugün, Türkiye’nin otomotiv sektörü, Togg’un üretimiyle yeni bir çağ başlatmış durumda. Türkiye, gelişen otomotiv ekosistemi sayesinde hem Avrupa’da hem de dünya genelinde önemli bir aktör haline geldi.

Avdagiç, AA muhabirine Türkiye’deki otomotiv üretiminin Cumhuriyet’in ilk yıllarına dayandığını belirtti. 1929’da, İTO’nun Tophane Ambarları’nı Ford Motor Company’e devretmesiyle Türkiye’nin ilk otomotiv fabrikasının temeli atıldı.

Avdagiç, konuyla ilgili şunları ifade etti:

“Amaç, Türkiye ve çevre ülkelerine burada üretimi yapılan araçları ihraç etmekti. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı bu proje kısa sürede sona erdi. Yine de otomobil üretme arzusu ve geleneği başladı. Ancak asıl dönüm noktası, 1961 yılında Türk mühendislerinin yerli ve milli otomobil üretimi konusundaki vizyonunu gösteren Devrim’in üretilmesi oldu. Her ne kadar gerekli destek sağlanamamış olsa da, bu, bir zihniyet değişimini de beraberinde getirdi.”

“Togg, Devrim’in Başlattığı Başarı Hikayesinin 21. Yüzyıldaki Yüzüdür”

İTO Başkanı Avdagiç, 1960’lı yıllarda BMC ve Otosan’ın montajla başlayan süreçlerinin, 1970’lerde Oyak-Renault ve TOFAŞ ile daha da geliştirilerek güçlü bir ekosistem oluşturduğunu söyledi.

Avdagiç, merhum Başbakan Necmettin Erbakan’ın “Kendi tankımızı, kendi topumuzu, kendi otomobilimizi yapacağız” söylemine dikkati çekti.

İTO Başkanı Şekib Avdagiç

Bu otomotiv ekosisteminin 1980’lerde merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ekonomik reformları ile daha da geliştiğini belirten Avdagiç, şöyle devam etti:

“Bu, Türkiye için ikinci büyük bir kırılma noktasıydı. Türkiye, dış dünya ile entegrasyon sağlayan ve rekabete dayalı bir otomotiv tedarik sektörü oluşturarak, Ford Otosan, Toyota Türkiye ve Hyundai Assan gibi otomotiv devlerini ülkesine çekmeyi başardı. ‘Otomotivin tekeri bir kez yol ile buluşunca’ gerisi de geldi. AR-GE merkezlerinin kurulması, mühendislik kabiliyetimizin artması ve tasarım becerilerimizin güçlenmesi bu süreçte önemli rol oynadı. Son 25 yılda, siyasi özgüvenin ekonomik özgüvenle birleşmesi sayesinde yerli üretimde birçok başarı elde edildi. Bu başarıların en önemlisi, Türkiye’nin kendi otomobili Togg ile gerçekleşti. Bana göre Togg, Türk otomotiv tarihinde yüksek teknolojiyle bütünleşmiş üçüncü önemli dönüm noktasıdır. Togg, yerli bir marka olarak, tamamen elektrikli üretilen ve yurtdışına pazarlanan bir otomobildir.”

“Togg, Dijital Geleceğimiz İçin Önemli Bir Kapıyı Açtı”

Şekib Avdagiç, global otomotiv sektöründeki dönüşüme ve elektrikli otomobillere geçişin hızına dikkat çekti.

Avdagiç, Türkiye’nin otomotiv endüstrisinin 2024 yılında 1 milyon 468 bin 393 motorlu araç üretimi ile Avrupa’da 4. büyük üretici olacağını vurguladı.

Ekonomik dalgalanmalara rağmen, otomotiv sektörünün avantajlarını korumayı başardığını ifade eden Avdagiç, “Tedarik sanayisi önemli çünkü otomotiv üretimi, birim başına 6,2 birim yan etki yaratıyor. Bu nedenle, tedarikçileri, lojistik, mühendislik, yazılım ve finansı da hesaba kattığımızda, otomotiv sektörünün GSYH etkisi oldukça yüksektir. Sadece üretimde değil, endüstriyel bilgi üretiminde de önde olmalıyız. Togg, bu bağlamda bir eşik oldu ve dijital geleceğimiz için önemli bir kapı araladı. Akıllı araç ve yeni nesil araç geliştirme yarışında, Togg, ilham veren bir proje olmuştur.” şeklinde konuştu.

Avdagiç, bazı firmaların elektrikli otobüs üretimiyle başladıklarını ve ardından Togg’un üretilmesinin sektörde büyük bir dönüşüm sağladığını, diğer firmaların da elektrikli ticari araç üretimine yöneldiklerini belirtti.

Togg’un üretiminin başlaması, “yerli pil üretimi, elektrik motoru üretimi, değişik parçaların yerli hale getirilmesi gibi çalışmalarla, geleneksel içten yanmalı motorlu modellere yönelik üretimlerin elektrikli otomobil pazarına dönüşümüne” büyük bir fırsat sunduğunu söyleyen Avdagiç, şunları ekledi:

“Türkiye’nin bu alanda pek çok şeyi başarma potansiyeli var. 200’e yakın otomotiv AR-GE merkezinin bulunması bunun önemli bir göstergesi. İnanıyorum ki, yeni dönem üretimleri artık batarya modülleri, yazılım tabanlı araç sistemleri ve otonom sürüş teknolojileri gibi yüksek teknoloji alanlarına kayacak. Bu firmaları geliştirmek ve büyütmek için hükümetin vergi ve tatbiki destek vermesi büyük önem taşıyor. Bosch, Valeo, Mahle, ZF, Continental gibi global devlerin tedarik zincirinde Türk firmaları önemli bir yer tutmakta. Bu noktada, yerli tedarikçiler Avrupa pazarına büyük hacimde ihracat yapıyor. Dünyaca ünlü otomobillere orijinal parçalar üretiyoruz. Elektrikli araç bileşenlerini üretebilecek yetenekte birçok büyük yerli firma bulunmaktadır. Yine, elektrikli araçlara yönelik yeni ürünler geliştiren tedarikçilerin AR-GE merkezleri de mevcut. Bazı tedarikçiler zorluklar yaşayabilir, ancak hazırlıklılar ve ekosistem her zaman dinamik kalacaktır.”

Avdagiç, yazılım ve batarya teknolojilerine daha fazla yatırım yapılması, tedarik sanayisinin dijital ve çevresel dönüşümünün desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, nitelikli iş gücü yetiştirilmesine ve KOBİ’lerin desteklenmesine hız verilmesi gerektiğini belirtti.

“Bir Ülkenin Sanayisi ve Teknolojisinin İzi Sadece Otomotiv Sektöründe Oluşur”

Avdagiç, otomotiv sektörünün ihracat, istihdam ve AR-GE yatırımları açısından ekonomik faydalarına dikkat çekerek, Türkiye’nin otomotiv endüstrisinin uzun zamandır ihracatta ilk sırada yer aldığını hatırlattı.

2024 yılında sektörde beklenen 37,2 milyar dolarlık ihracatın, bu durumu pekiştireceğini belirten Avdagiç, “Sadece mavi yakalı değil, beyaz yakalı 250 binden fazla insan bu sektörde çalışıyor. Bu, Türk insan emeğinin nitelik seviyesini ve araştırma potansiyelini artırıyor. Ayrıca teknoloji ve tasarımın sürekli olarak takip edilmesi gerektiği, AR-GE’yi üretim sürecinin ön tarafında tutuyor. Bu üç özellik, ekonomimizin dinamik bir unsuru haline geliyor.” dedi.

Avdagiç, bir ülkenin sanayi ve teknolojisinin gelişim izinin otomotiv sektöründe başladığını ve bu birikimin diğer endüstrilere yayıldığını ifade etti.

“Türkiye, Togg ile Sektörde Yeni Girişimleri ve Teknoloji Yatırımlarını Teşvik Edecek Bir Aşama Geçti”

İTO Başkanı Avdagiç, Türkiye’nin Togg ile “otomotivde kendi markasını yaratma” eşiklerini aştığını ve bu atılımın sektörde yeni girişimler ve teknoloji yatırımlarını teşvik edecek bir aşamaya ulaştığını dile getirdi.

Avdagiç, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Togg, kaliteli, beş yıldızlı bir otomobil olarak tanınmakta ve güvenilirliği ile dikkat çekmektedir. Bu nedenle Togg, otomotiv sektöründe bir dönüşüm yaratma potansiyeline sahiptir. Türkiye, şu anda otobüs, kamyon gibi ticari araçları üretme kapasitesine sahip. Bu bağlamda Togg, ‘Artık biz de bir yerli otomobil markasına sahibiz’ gerçeğinin ötesinde bir yere ulaşmıştır. Dünyada elektrikli araç gelişimiyle ilgili yeni girişimlerin ve teknoloji yatırımlarının tetikleyicisi olabileceğini göstermiştir.”

Togg’un liderliğinde gelişen yeni dönemin, yerli ekosistemde AR-GE, yazılım, batarya teknolojileri ve mobilite çözümleri alanında bir yenilik perspektifi sunacağını ifade eden Avdagiç, Togg’un yurtdışındaki satışlarının hem ihracat potansiyelini olumlu yönde etkileyeceğini hem de yeni yatırımları teşvik edeceğini belirtti.

KAYNAK: AA

“`